İçeriğe geç

KASTEN İNSAN ÖLDÜRME SUÇU

  • Kasten insan öldürme suçu yaşayan bir insanın canlılık işlevine bilerek , isteyerek ve hukuka aykırı olarak son verilmesidir. Kasten insan öldürme suçu TCK’nın kişilere karşı suçlar kısmının hayata karşı suçlar bölümünde; temel şekli TCK md.81 nitelikli şekli ise TCK md.82′ de düzenlenmiştir.

İKİNCİ KISIM

Kişilere Karşı Suçlar

BİRİNCİ BÖLÜM

Hayata Karşı Suçlar

Kasten öldürme

MADDE 81

(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

  • Kasten öldürme suçu ile korunan hukuki değer yaşam hakkıdır.
  • Kasten öldürme suçu özgü suç olmayıp, herkes(bütün insanlar) bu suçun faili olabilir.
  • Suçun mağduru ise yaşayan insan olmalıdır.Burada yaşayan insandan maksat TCK yönünden ceninin doğması,anadan bağımsız olarak canlılık işlevi gösterebilmesi, yani sağ doğumdur. Aksi takdirde cenine anne karnındayken yapılan saldırılar kasten öldürme değil,şartları haizse çocuk düşürme suçunu oluşturur.
  • Kasten öldürme suçunun maddi konusu canlı bir insandır.Daha önceden ölmüş bir kişiye öldürmek maksadıyla saldırıda bulunulması durumunda suçun maddi konusu var olmadığı için işlenemez suç söz konusu olur.
  • Kasten öldürme suçu serbest hareketli bir suç olup,ölüm neticesini doğurmaya yönelik herhangi bir icrai veya ihmali hareket bu suçun oluşmasına neden olabilir.Kasten öldürme suçu aslında yapı olarak icrai bir hareketle gerçekleşebilecek bir suçtur.Örneğin fail A’nın öldürmek kastıyla mağdur B’nin çayına zehir katmasında olduğu gibi.Ancak bazen ihmali bir hareketle yani hiçbir şey yapmadan da bir kişinin ölümüne sebep olunabilir.İşte böyle bir durumda ihmal suretiyle icrai bir suçtan bahsedilir.Bu durum TCK md.83’te ayrıyeten düzenlenmiştir.

İHMAL SURETİYLE KASTEN İNSAN ÖLDÜRME SUÇU ( TCK md.83 ) :

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi

MADDE 83

(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir. (2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması, Gerekir. (3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

Kanun maddesinde belirtildiği üzere her ihmali hareket kasten öldürme suçunu oluşturmaz.İhmali bir hareketle kasten öldürme suçunun oluşabilmesi için söz konusu ihmali hareketin icrai davranışa eş değer olması ve elbetteki failin neticeyi engelleyebilme imkanın bulunması gerekir.

İhmali ve icrai davranışın eş değer kabul edilebilmesi için:

  1. Yasadan doğan yükümlülük: Kişinin belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda yasal düzenlemelerden kaynaklanan bir yükümlülüğü varsa.Örneğin ana babanın çocukları üzerindeki koruma ve gözetim yükümlülüğü TMK’dan kaynaklanan yasal bir yükümlülük olup bu yasa hükmünün ihmali sonucu çocuk ölürse ana baba ihmali davranışla kasten öldürme suçundan sorumlu tutulur.
  2. Sözleşmeden doğan yükümlülük: Kişinin belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğü varsa ihmali hareket icrai harekete eş değer kabul edilir.Bunun en bilindik örneği cankurtaranlardır.Boğulmakta olan bir kişiye yardım etmeyen cankurtaran bu fiili sonucunda kişi hayatını kaybederse ihmali davranışla kasten öldürme suçundan cezalandırılır.
  3. Önceden yapılan davranış sonucu tehlikeli bir durum oluşmasına rağmen ihmali bir davranışta bulunulması: Örneğin taksirle trafik kazasına sebep olan bir kişi yaralanan kişiyi olay yerinde bırakıp yardım etmez ve kişi bu ihmal neticesinde ölürse ihmal suretiyle kasten öldürme suçu oluşur.

Bu üç durumdan herhangi birinin varlığı halinde fail ihmali davranışla kasten öldürme suçundan dolayı cezalandırılır.

Faile ihmali davranışla kasten öldürme suçundan dolayı ceza verilirken TCK md.83/f.3 ‘te belirtildiği üzere mahkemenin takdir yetkisi mevcut olup cezada indirim yapılabileceği gibi indirim yapılmayadabilir.

  • Kasten öldürme suçu maddi(=sonuçlu) bir suç olup suçun oluşması için hareketin yanında ölüm neticesinin de gerçekleşmesi gerekir.Örneğin A, B’ye silah sıkmış ve olay neticende B yaralanmış yahut hiç yara almadan kurtulmuşsa failin kastına göre kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna teşebbüs söz konusu olur.

KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN NİTELİKLİ HALLERİ :

  • Kasten öldürme suçunun nitelikli unsurları TCK md.82 ‘de düzenlenmiştir. Buna göre:

Nitelikli haller

MADDE 82 (1) Kasten öldürme suçunun;

a) Tasarlayarak,

b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,

c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,

d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,

e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,

g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,

i) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,

j) Kan gütme saikiyle,

k) Töre saikiyle,

İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

a)Suçun tasarlayarak işlenmesi: Bu konuda doktrin ve Yargıtay’ın kabul ettiği kuramlar farklıdır.Doktrinin kabul ettiği plan kurma teorisine göre tasarlamadan maksat suç öncesi failin plan kurup bu plan dahilinde araçlarını hazırlayıp kullanmasıdır.Plan kurma teorisine göre aynı olayda hem tasarlama hem de haksız tahrik olabilir.Tasarlama cezayı ağırlaştıran bir nedenken haksız tahrik bir indirim sebebidir.

Yargıtay’ın kabul ettiği soğukkanlılık teorisine göre ise tasarlamadan bahsedebilmek için failin suç işleme kararını verdiği an ile fiilin icrası arasında belli bir zaman dilimi geçip kişinin ruhi sükunete kavuşması beklenirken tam tersi sebat ve ısrarla ve belli bir kurgu dahilinde fiili icra etmesi aranır.Soğukkanlılık teorisine göre haksız tahrik için kişinin elem ve acı içinde bulunması gerektiğinden failden aynı zamanda soğukkanlı olması beklenemez.Dolayısıyla haksız tahrik ve tasarlama aynı olayda birlikte bulunamaz.

b)Suçun canavarca hisle ve eziyet çektirerek işlenmesi: Suçun canavarca hisle işlenmesi fiilin icrası sırasında failin söz konusu eylemden ve mağdurun acısından zevk almasıdır.Yine sebepsiz yere öldürmeler de genel olarak bu kapsamda kabul edilir.

Eziyet çektirerek öldürmek duyulan hazdan ziyade mağduru öldürüş biçimi ile alakalı olup kişinin belli bir süreç içinde ve acı çektirilerek öldürülmesidir.Eziyet çektirme kavramı somut olaya göre yorumlanmalıdır.Örneğin bir kişinin 5 bıçak darbesiyle öldürülmesi halinde,bıçak darbesinin sayısının çok olması her zaman mağdurun eziyet çektiği anlamına gelmezken; söz konusu mağdurun önce bedenine kızgın yağ dökülüp, gözü çıkartılsa ve son bir bıçak darbesiyle öldürülse bu durumda eziyet çektirerek öldürme söz konusu olabilir.

c)Suçun yangın,su baskını,tahrip,batırma veya bombalama ya da nükleer,biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle işlenmesi: Bu nitelikli unsuru genel tehlike yaratmak suçu ile karıştırmamak gerekir.Genel tehlike yaratmak suçunda öldürme kastı aranmayıp suçun oluşması için tehlikeli bir durumun varlığı yahut kişilerde korku,kaygı ya da panik oluşturması yeterli kabul edilir.Bu yüzden genel tehlike yaratmak suretiyle kasten öldürme suçu işlenirse faile yalnızca kasten öldürmenin nitelikli halinden dolayı ceza verilir.

d)Suçun üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı işlenmesi: Burada aranan asıl kriter fiili bağ olup TMK bakımından tescil şart değildir. Örneğin evlilik dışı doğan çocuğun babasını öz babası olduğunu bilerek öldürmesi durumunda nitelikli halden dolayı cezalandırılacaktır.Bunun haricinde üstsoy ve altsoy kavramlarına üvey ana,üvey baba yahut üvey evlat dahil edilmemiştir.Kardeşler bakımından ana baba bir ya da ana ve babadan herhangi birinin ortak olması aranır.Ana ve baba ayrı üvey kardeşlerde bu nitelikli kapsama dahil edilmemiştir.Eş bakımından ise resmi nikah aranmaktadır.Eşler arasında ayrılık kararı verilmiş olsa bile boşanma kararı verilmediği sürece bu kapsam dahilinde tutulur.

e)Suçun çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi: TCK’da çocuk henüz 18 yaşını doldurmamış kimsedir.Nüfustaki yaşı ile gerçekteki yaşı arasında uyuşmazlık olan çocuğun esas alınacak yaşı gerçek yani kemik yaşıdır.

f)Suçun gebe olduğu bilinen kadına karşı işlenmesi: Burada kasıt çocuğun öldürülmesi değil kadının öldürülmesi olmalıdır.Aksi takdirde çocuk düşürme suçu söz konusu olur.Ayrıca öldürülen kadının gebe olduğunun fail tarafından bilinmesi gerekir.

g)Suçun kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi: Burada mağdurun kamu görevlisi olması yeterli olmayıp ifa ettiği kamu görevi nedeniyle öldürülmüş olması gerekir.Aksi halde kamu görevlisinin kişisel nedenlerle öldürülmesi bu nitelikli hal kapsamında değildir.

h)Suçun bir suçu gizlemek,o suçun kanıtlarını ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla işlenmesi: Burada; amaç suç-araç suç ilişkisi söz konusu olup araç suç daima insan öldürmedir.Kasten insan öldürme neticesinde amaç suçun gerçekleşip gerçekleşmemesi önem arz etmez.Eğer araç suçla beraber amaçlanan suçta gerçekleşmişse gerçek içtima söz konusu olur ve faile hem kasten öldürmenin nitelikli halinden hem de amaçlanan suçun cezası verilir.

i)Suçun bir suçu işleyememekten dolayı duyulan infialle işlenmesi: Burada failin işlemeyi düşündüğü suçun kasten işlenebilen bir suç olması yeterli olup hangi suç olduğunun bir önemi yoktur.Burada aynı zamanda gerçek içtima söz konusu olup hem kasten öldürmenin nitelikli halinden hem de infiale neden olan suç hangi aşamada kaldıysa o suçtan ceza verilir.

j)Suçun kan gütme saikiyle işlenmesi: Bunun için Yargıtay ve doktrinde bazı şartlar aranmaktadır.Bu şartlar genel olarak:

1.Olaya neden olan bir ölüm hadisesi gerçekleşmiş olmalı

2.Fail önceki suç failini veya onun mensup olduğu aile veya gruptan birini intikam almak için ve bir görev bilinciyle öldürmeli

3.İlk öldürme olayı ile ikinci öldürme olayı arasında makul bir süre geçmiş olmalı

4.Öldürme eyleminin münhasıran kan gütme saikiyle işlenmesi

5.İlk öldürülen kişi ile ikinci öldürülen kişinin faili arasında hısımlık şart değildir.

6.Haksız tahrikin koşullarının bulunduğu durumlarda bu nitelikli unsur uygulanmaz!!!

k)Suçun töre saikiyle işlenmesi: Bir töreyi yerine getirmek amacıyla , örneğin namus kurtarmak adı altında bir kadın veya erkeğin öldürülmesidir.Burada önemli olan haksız tahrik ile töre saikinin kan gütme saikinde olduğu gibi bir arada bulunamayacağıdır.

NOT: TCK md.82 ‘deki unsurlar seçimlik olarak sayıldığı için aynı olayda birden fazla nitelikli unsur gerçekleşmiş olsa bile tek cezaya (ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ) hükmolunur.

HUKUKA AYKIRILIK UNSURU :

  • Kasten öldürme suçunda meşru savunma hukuka aykırılığı ortadan kaldırır. Meşru savunma için ; 1.Haksız bir saldırı olmalı 2.Meşru savunma korunabilecek bir hakka yönelik olmalı (olayımızda yaşam hakkı) 3.Saldırı ve savunma eş zamanlı olmalı 4.Savunma zorunlu olmalı 5.Savunma saldırana yönelik yapılmalı 6.Saldırı ile savunma orantılı olmalı

  • Kasten öldürme suçunda mağdurun rızası hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz !!!

KASTEN İNSAN ÖLDÜRME SUÇUNDA HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ :

Haksız tahrik, TCK m. 29 ile ceza sorumluluğunu azaltan bir hal olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre kişinin haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında kalarak bir suç işlemesi halinde faile verilecek cezada indirim uygulanacaktır.

Kasten öldürme suçunun haksız tahrik altında işlenmesi halinde ise faile müebbet hapis cezası yerine 12 yıldan 18 yıla kadar; ağırlaştırılmış müebbet cezası hapis cezası yerine ise 18 yıldan 24 yıla kadar  hapis cezası verilmektedir.

KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

  • Teşebbüs : Kasten öldürmeye teşebbüs mümkündür. İnsan öldürmeye elverişli bir hareket olmasına karşın , mağdur ölmemişse suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Burada teşebbüsten bahsedebilmek için öldürme kastının tespiti gerekir.

  • İştirak : Kasten öldürme suçuna iştirakin her türü mümkündür. (Müşterek faillik – Azmettirme – Yardım etme )

  • İçtima : Kasten öldürme suçunda zincirleme suç hükümleri ve aynı neviden fikri içtima kuralları uygulanmaz. Bu tarz durumlarda gerçek içtima uygulanır ve ne kadar suç varsa o kadar ceza verilir.

Zincirleme suç

MADDE 43

(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.

DAVA ZAMANAŞIMI :

Kasten insan öldürme suçunun temel şeklinin dava zamanaşımı süresi 25 yıldır. Nitelikli şeklinin dava zamanaşımı süresi ise 30 yıldır. Suç işlendiğinden itibaren bu süre zarfında dava açılmamış veya açılmış fakat bu süre içerisinde sonuçlanmamış ise devletin cezalandırma yetkisi ortadan kalkmaktadır.

MUHAKEME :

Kasten insan öldürme suçunun soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılır. Şikayet aranmaz.

Tarih:ceza hukuku özel hükümlerDers Notları

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.